15 Temmuz kalkışması ülke tarihinde derin izler bıraktı ve etkisi hala devam ediyor. Devlet içinde kritik konumlara sahip olan Fetö terör örgütü mensupları kalkışma günü halkın devletine olan bağlılığı sayesinde başarıya ulaşamamıştı. Bir kısmı kodesi boylarken önemli bir kısmı da yurt dışına kaçmıştır. Bildiğiniz gibi sürecin devamında görevde olan bu terör örgütünün kripto mensupları deşifre oldukça teker teker açığa alınmış; yurt dışına kaçabilenler başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere hamilerinin şefkatli sinesine sığınmışlardı.

Gittikleri bu ülkelerde geçim derdine düşen teröristlerimiz başta UBER olmak üzere korsan taksi uygulamaları sayesinde hayatlarını idame ettirdiler. İşin garibi Türkiye’den kaçamayan ve artık deşifre olduklarından dolayı hiçbir yerde işe giremeyenler ise muadilleri gibi yurt içinde de korsan taşımacılık yapıyorlar.

UBER, Türkiye’de ilk defa 2014 yılında faaliyete başladı. İlk başlarda cılız ve tehlikesiz gibi göründüğünden sessiz ve sinsice teşkilatlandı. 2016 senesinin 15 Temmuzundaki kalkışma başarıya ulaşamayınca FETÖ örgütünün artıkları işsiz kalıp UBER’i kurtarıcı olarak sahiplendiler. 2019’da istihbaratın bu durumu fark etmesi ve taksi esnafının isyan edecek duruma gelmesi nedeniyle UBER’e erişim engeli getirildi. Yargıya giden korsan uygulama faaliyetini lisanslı sarı taksiler ve türevleri ile yürütmek zorunda kaldı. Fakat esas ihtisas alanı yazılım olduğundan ülkemizde bu alanda da faaliyetini devam ettirerek fırsat kollamaya devam etti. Fakat bu boşluğun yasal zafiyetini değerlendiren başkaları hemen harekete geçti. FETÖ’cüler bu hareketi de değerlendirip çatısı altında birleştiler.

Ülkemizdeki korsan faaliyetlerini devam ettirmek için mevcut yasal taksiciliği sosyal medya üzerinden itibarsızlaştırıp taksiciliğin olumsuz örneklerini abartarak kamuoyu oluşturmayı başardılar. Bu terör artıklarının nerdeyse tamamı tahsilli teröristler olduğundan sosyal medyayı en üst seviyede kullanarak algı oluşturmakta, hatta içlerinde bulunan toplum mühendislerinin de yardımıyla taksi esnafı aleyhinde, toplumu zehirliyorlar. Bu hesapların profilleri çoğunlukla kilitli olduğundan bilgilerine ulaşmak güç. Fakat yorumları aşağı yukarı birbirinin aynı içeriğe sahip. Hakaret etmekten çekinmeyen, taksicileri aşağılayan, kuralsızlığı esas alan anarşist görüşlü saldırgan tipler organize olup toplu hareket ettiklerinden kamuoyunun sesiymiş gibi davranmaya çalışıyorlar.

Sosyal medyada organize olup korsan taşımacılık aleyhtarı paylaşımlara toplu olarak yıpratıcı yorumlar yaparak hakaretlere varan karşılıklarla yasal taksiciliği sindirmek, korsanı şirin gösterip daha güvenilir olduğu kanaatini yaymak gayretindeler. Artık bundan sonra memuriyete veya devlet içindeki görevlerine dönmeleri imkânsız bir hal alan Fetö artıkları hayatlarının kalan kısmını devam ettirebilmek için korsan taşımacılığı yasal bir zemine çekmeye çalışmaktadırlar.

Her seferinde yurtdışı örneklerini göstererek Türkiye’deki yapıyı ve yasaları görmezden gelerek korsan taşımacılığın olumlu bir şeymiş gibi algılanmasını sağlamaya çabalıyorlar. Ülkemizde 100 bine yakın ticari taksi varken korsan taşımacılık yapanların sayısı bunun iki katı olduğu tahmin edilmektedir. Ekonomiye büyük zarar veren kayıt dışılık, terör odaklarının da uyuyan hücre olarak hayatta kalmasına sebep olmaktadır. Bunların önemli bir bölümünü FETÖ mensupları işgal ediyor.

Bunun dışında zaten bir mesleği olduğu halde taksi esnafının ekmeğini çalan korsanların içinde güvenlik mensubu, banka çalışanları, emekliler ve çeşitli meslek erbabı da ek gelir olarak korsan taşımacılık yaptıkları tespit edilmiştir.

Bürokratların içinde hala mevcut olan kripto FETÖ’cüler her geçen gün ifşa olup yakalansalar da bakiyesi, hükümetin korsana karşı kesin bir sonuca gitmesini engellediği tahmin edilmekte. Bireysel korsan taşımacılık yapanların yakalanıp ceza görmesine rağmen kurumsal aracıları nedense hiçbir şekilde etkilenmemesi bu şüphemizi ispatlar nitelikte.

Türkiye’de taksi esnafının hakları yok sayılıp itibarsızlaştırılması programlı bir şekilde yürütülürken beklenen sonuçlara ulaşmaları an meselesi. Fakat umulmadık bir şekilde Türkiye’deki taksiciler bir araya gelerek yeni bir birlik kurmaya başladılar. Böylece ortak davalarına ortak mücadele başlatacaklar ve başta Fetö artıklarının çanına ot tıkarken kökü dışarıda ve Amerika Birleşik Devletleri gizli servis elemanlarıyla dirsek teması yapanlar adaletin pençesinden kurtulmaları mümkün olmayacak.

Telegram gibi sosyal medya argümanlarını verimli kullanıp toplu hareket eden, bot hesapları ustaca organize eden, ana akım medyanın satılık kalemleri ve sosyal medyanın parayla her türlü algıyı yaptırabileceğiniz fenomenlerini kullanarak toplumsan manipülasyon yapabilen bu korsanlar en sonunda hükümetin radarına girdi.

Yakın bir zamanda köklü yasal düzenlemelerle taksi taşımacılığı ve benzerlerini sağlam bir zemine taşıyıp hizmet kalitesini artıracak uygulamaların gelmesi bekleniyor. Kayıt dışılığın engellendiği, ulusal veri güvenliğinin sağlandığı, sosyal barışın tesis edildiği daha güvenli ve kaliteli hizmet için çalışmalar başlatıldı. Yakın zamanda yapılması beklenen oda seçimlerinin sonuçlanmasıyla gündemde olan yolsuzluk ve irtikap söylentilerinin yargıya taşınması ile sektörel bazda köklü değişimlerin yapılması bekleniyor.

Türkiye’de yıpratılan ve itibarsızlaştırılan taksicilik mesleği daha eğitimli, denetlenir, hizmet kalitesi yüksek, müşteri memnuniyeti ön planda tutulur bir şekle gelmesi bekleniyor. Bu konuda yapılan projeler ve tasarılar 2026’nın ikinci yarısından sonra hayata geçeceği umulmakta. Karanlık gecelerin ufkunda görünen fecrin sabahı pek yakındır. Ülkemize ve esnafımıza hayırlı olsun inşallah.

Cüneyt Tüzel

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir