YAZAR ŞAİR A. ALİ URAL

Kıymetli Hocam, değerli şair ve yazar A. Ali Ural, son kitabının son bölümünde biz taksicilerden de bahsederek yüreğimize dokunmuş. Kendisinin tedrisatından geçmiş olsun olmasın, rahlesinin dibine diz çöküp ders almış olsun olmasın, yüreğinde edebiyatın heyecanını yaşayan herkesi talebesi kabul edip şereflendirmiş. Saydıkları içinde taksicilerin de olması bizi ayrıca onurlandırdı.

Yazma heyecanının verdiği coşkuyla, hokkasından çektiği kaleminin mürekkebi tükenene kadar kalan kısmını yüreğinden dökülenlere ayırmış ve son söz olarak şöyle demiş:

“Her şey bir talebemizin boş bir sayfanın içinde ellerini kaldırıp kelimelerin sahibine dua etmesiyle başlar. Sonra fiili duaya gelir sıra: Çalışmak. Bindiğiniz taksinin şoförü torpido gözünü açtığında Faulkner’ın “Döşeğimde Ölürken” romanı çarptıysa gözünüze bilin ki şoför talebemizdir. Felçli hasta kullanabildiği tek parmağıyla kahramanlık hikâyeleri yazıyor, ruhun bedenden büyük olduğunu ilan ediyorsa dünyaya, kuşkusuz talebemizdir. Apartman görevlisinin bodrum kattaki rutubetli evi, içinde kendi yazdığı kitapların da olduğu zengin bir kütüphaneye dönüşmüşse şüphe etmeyin talebemizdir o. Gözleriyle değil parmak uçlarıyla dünyayı keşfeden bir yazar, kurgunun bastonuyla kendinden emin yürüyorsa edebiyat sahilinde hiç tereddüt etmeden tanışın onunla, talebemizdir. Avukatın cübbesinin cebinde Suç ve Ceza, işçinin tulumunun cebinde Kâtip Bartelby, doktorun cebinde Dokuzuncu Hariciye Koğuşu varsa talebelerimizle karşılaşmışsınız demektir. Öğrencilerine ders müfredatının dışında da şiirler ve hikâyeler okuyan, dersi öğretmekle yetinmeyip sevdirmeye çalışan bir öğretmenden söz ediyorsa çocuğunuz bilin ki talebemizdir. Psikoloğunuz sizi yargılamayıp anlamaya çalışıyor, trafik tabelalarını işaret etmek yerine yolunuzu size bulduruyor, edebi eserlerin iç dünyanızdaki şifalı yerine işaret ediyorsa kuşkusuz talebemizdir.”

Aslında bu son söz her şeyin başlangıcını anlatıyor. Edebiyat, güzel insanların güzellikleri betimleyip, Güzel Olan’a sunmasıdır. Bir kanaat önderinin “Edipler edepli olmalı,” sözü bu konunun sınırları çiziyor.

Artık taksilerimize binen müşterimizin, taksi torpido gözü her açıldığında ‘Döşeğimde Ölürken’ romanıyla karşılaşmasını temenni ediyoruz.

Biz de değerli hocamıza taksi camiası olarak teşekkür eder, edebiyatımıza kazandıracağı kıymetli nice eserlerle sağlıklı uzun ömürler dileriz.

Taksi Dergisi adına

Cüneyt Tüzel

 

A. Ali Ural kimdir:

1959’da Samsun Ladik’te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamladı. İlk şiiri Mavera Dergisi’nde çıktı (1982). Yükseköğreniminin ardından bir süre editörlük yaptıktan sonra Şûle Yayınları’nı kurdu. 1989’da Merdiven Sanat isimli aylık bir sanat dergisi çıkardı. 24 sayı çıkan bu derginin yanı sıra Kitaphaber isimli iki aylık bir kitap-kültür dergisi yayımladı. Yayın yönetmenliğini de yaptığı bu dergilerde şiir, öykü ve makalelerini yayımladı. Ural’ın yayınlayıp yönettiği dergiler arasında bir şiir ve poetika dergisi olan Merdivenşiir de bulunuyor (2005–2007).
2006-2012 yılları arasında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul şube başkanlığını yapmış olan A. Ali Ural, bir dönem de Şehir Tiyatroları Repertuar Kurulu üyeliğinde bulundu. İstanbul Uluslararası Şiir Festivali Yürütme Kurulu üyesi olan ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniveristesi’nde “Yaratıcı Yazarlık”, “Yazılı ve Sözlü Anlatım” ve “Türk Dili” dersleri veren A. Ali Ural, 2012 yılının Şubat ayında birinci sayısı çıkan ve edebiyat ağırlıklı bir sanat dergisi olan Karabatak’ın yayın yönetmenliğini yapıyor. Ural, 2015’te “Hızırla Kırk Saat’in Kurgusal Yapısı” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı.

https://x.com/aliural_ural.       https://aliural.org/          https://aya.org.tr/

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir